2143
Hoş Geldiniz اهلا وسهلا بكم @Turkiyearabi المستوى الأول 🌸 @turkiyearabibot الفهرسة 💧 http://telegra.ph/قنواتنا-01-26
نقدم تعازينا إلى اهل المرحوم احمد رحمه لله
لله ما أخذ وله ما أعطى وكل شيء عنده بقدر
أعظم الله أجركم وغفر له وكتب له أجر الشهداء والصديقين وحشره مع النبي ﷺ
هذا هو أحمد ابن أخونا أبو جمعة
وهذه سبحته التي كان يصلي بها على الحبيب المصطفى صلى الله عليه وسلم في نفس اليوم الذي انتقل به إلى الدار الآخرة
وتوفي وهو يتعلم القرآن الكريم في المدرسة
ما اجمل هذه الخاتمة العظيمة
هذه بركة الصلاة والسلام على الحبيب المصطفى صلى الله عليه وسلم
حسن الخاتمة
فيا أيها الاخ الكريم لا تبخل على نفسك بكثرة الصلاة والسلام على سيدنا ونبينا وحبيبنا محمد صلى الله عليه وسلم تسليما كثيرا عدد خلقه ورضا نفسه وزنه عرشه ومداد كلماته
وفي ذالك عبرة وذكرى الذاكرين
اللهم وفقنا لما تحب وترضى وحسن ختاما يارب العالمين بجاه رحمتك للعالمين سيدنا محمد صلى الله عليه وسلم
عن عبد الرحمن بن شبل رضي الله عنه قال:
[ نَهَى رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم عَن نَقرَةِ الغُرَابِ ، وافتِرَاشِ السَّبُع وَ أَن يُوَطِّنَ الرَّجُلُ المَكَانَ فِي المَسجِد كَمَا يُوطنُ البَعيرُ. ]
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أبو داود.
نَقرَةِ الغُرَابِ = تخفيف السجود بمقدار نقر الغراب.
افتِرَاشِ السَّبُعِ ِ = أن يمُدَّ ذراعَيْه على الأرض لا يرفعهما، ولا يُجافي مرفقَيْه عن جنبَيْه.
يُوَطِّنَ الرَّجُلُ = أن يألَفَ الرَّجل مكانًا معلومًا منَ المسجد لا يصلِّي إلَّا فيه.
Abdurrahman ibn Şebl (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir,
“Resûlullah (s.a.v), karganın gagalaması gibi (hızlıca) secde etmeyi, yırtıcı hayvanın yayılması gibi yere yayılmayı ve kişinin devenin çöktüğü gibi mescidde kendisine sürekli bir yer edinmesini yasakladı.”
Hasen hadistir, Ebu Dâvud rivayet etmiştir.
-Hadiste geçen ifadelerin kısa açıklaması:
“Karganın gagalaması”
Namazda secdeleri çok hızlı yapıp tadil-i erkânı terk etmek anlamındadır.
“Yırtıcı hayvan gibi yayılmak”
Secdede kolları yere tamamen yayıp dirsekleri yapıştırmak manasına gelir.
“Mescidde kendine yer edinmek”
Bir kişinin mescidde belli bir yeri sahiplenip sürekli orayı kendine ayırması, başkasını oradan men eder gibi davranması anlamında açıklanmıştır.
(صوم التاسع من محرم)
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
"لئن بقِيتُ إلى قابلٍ لأصومَنَّ التاسعَ"
رواه مسلم.
(Muharremin 9. gününde oruç tutmak)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Eğer önümüzdeki seneye kadar hayatta kalırsam mutlaka muharrem ayının 9. gününde oruç tutarım"
Müslim rivayet etmiştir.
عَن أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضيَ اللهُ عنه قال:
{ بَيْنَمَا نَحْنُ جُلُوسٌ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الْمَسْجِدِ ، دَخَلَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ ، فَأَنَاخَهُ فِي الْمَسْجِدِ ، ثُمَّ عَقَلَهُ ، ثُمَّ قَالَ لَهُمْ: أَيُّكُمْ مُحَمَّدٌ وَالنَّبِيُّ ﷺ مُتَّكِئٌ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ ، فَقُلْنَا هَذَا الرَّجُلُ الأَبْيَضُ الْمُتَّكِئُ.}
رواه البخاري.
Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
{ Biz mescitte Nebi (SAV) ile birlikte otururken deve üzerinde bir adam girerek devesini mescide çöktürdü, sonra bağladı. Ardından "Muhammed hanginiz?" diye sordu. Nebi s.a.v. ashabı arasında yan tarafına dayanmış olarak oturuyordu. Biz "Şu beyaz tenli ve yan tarafına dayanmış olarak oturan adamdır" dedik.}
Buhari rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
"لاَ يُضَحِّيَنَّ أَحَدٌ حَتَّى يُصَلِّيَ."
رواه مسلم.
وقال أيضاً:
"مَنْ باع جلْدَ أُضْحِيَتِهِ، فلَا أضْحِيَةَ لَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ الحاكم.
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Hiç bir kimse namazı kılmadıkça kat'iyyen kurban kesmesin."
Sahih hadistir. Muslim rivayet etmiştir.
Ve yine buyurdu ki:
"Kurban'ı derisini satan kimse kurbanından tam sevap alamaz."
Hasen hadistir. Hakim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
( إِذَا رَأَيْتُمْ هِلَالَ ذِي الْحِجَّةِ
وَأَرَادَ أَحَدُكُمْ أَنْ يُضَحِّيَ ،
فَلْيُمْسِكْ عَنْ شَعْرِهِ وَأَظْفَارِهِ )
رواه مسلم .
فَلْيُمْسِكْ = فلا يحلق شيئا من شعره و لا يقص من أظفاره حتى يذبح أضحيته .
📝ملاحظة : أخر وقت لقص الشعر و الأظافر هو مغرب أخر ايام ذي القعدة .
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur;
Sizden biri kurban kesmek isterse Zilhicce hilâlini gördüğü zaman saçına ve tırnağına dokunmasın.
Müslim rivayet etmiştir.
Not: kurbanını kesmeden saçını tıraş etmesin tırnaklarını kısaltmasın.
📝Not: Saç kısaltmak ve tırnak kesmek en geç Zilkade ayının son akşamına kadar yapılması gerekir.
متوفر قفطان الشحن داخل تركيا وخارجها
@Tewasul12bot لتواصل
عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ الله عَنْها قالَتْ:
{ كَانَ رسولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذا فاتتْهُ الصَّلاةُ مِنَ اللَّيل مِنْ وجعٍ أَوْ غيرِهِ ، صَلَّى مِنَ النَّهارِ ثِنَتي عشَرة ركْعَة. }
رَوَاهُ مُسْلِم.
Ayşe (ra) 'dan şöyle rivayet edilmiştir:
{ Resûlullah (sav) ağrı veya başka sebeple geceleyin gece namazını kılamazsa (onun yerine) gündüz on iki rekat namaz kılardı. }
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
[ إِيَّاكُمْ وَالْكَذِبَ ، فَإِنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إِلَى الْفُجُورِ ، وَإِنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إِلَى النَّارِ ، وَمَا يَزَالُ الرَّجُلُ يَكْذِبُ ، وَيَتَحَرَّى الْكَذِبَ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللهِ كَذَّابًا. ]
رَوَاهُ البُخَارِيْ و مًسلِمٌ.
Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
[ Yalandan sakınınız. Çünkü yalan kötülüğe götürür. Kötülük de cehenneme
götürür. Kişi yalan söylemeye ve yalanı araştırmaya devam ederse Allah katında en yalancı olarak yazılır. ]
Buhari ve müslim rivayet etmiştir.
—————
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِه وَصَحْبِهِ وسلَّم:
[ احْضرُوا الذِّكْرَ وَادْنُوا مِنَ الإِمَامِ ، فَإِنَّ الرَّجُلَ لاَ يَزَالُ يَتَبَاعَدُ حَتَّى يُؤَخَّرَ فِي الْجَنَّةِ وَإِنْ دَخَلَهَا. ]
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أبُو داود .
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Zikri (hutbeyi) dinleyiniz. İmam'a yakın durunuz. Çünkü insan (imam'dan) uzak kalmaya devam eder, o kadar ki, cennet'e girse bile, orada (girmekte veya derece yönünden) geri bırakılır."
Ebu davut rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( يَطَّلِعُ اللهُ تبارك وتعالى إلى خلقِهِ ليلةَ النِّصفِ مِنْ شعبان فيغفرُ لجميعِ خلقِهِ إلا لمشركٍ أو مُشاحن. )
حديث صحيح رواه ابن حبان.
المشاحن = الذي بينه و بين أخيه المسلم عداوة.
Resulullah s.a.v şöyle buyurmuştur;
" Allah teala Şaban ayının on beşinci gecesi (kullarına rahmetle) bakar ve herkese mağfiret eder. Yalnız ona şirk koşanlara ve kindarlara mağfiret etmez. "
İbn hibban rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( مَا أَكَلَ أَحَدٌ طَعَامًا قَطُّ خَيْرًا مِنْ أَنْ يَأْكُلَ مِنْ عَمَلِ يَدِهِ ، وَإِنَّ نَبِيَّ اللَّهِ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَأْكُلُ مِنْ عَمَلِ يَدِهِ. )
رَوَاه البُخَاري.
Resûlullah(s.a.v) buyurdu ki:
“Hiç kimse, kendi elinin emeğiyle kazandığını yemekten daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah’ın Nebîsi Dâvûd (aleyhisselâm) da kendi elinin emeğinden yerdi.”
Buhâri rivayet etmiştir.
عن أُمِ الْمُؤمِنِينَ عَائِشَةَ رضي الله عنها أَنَّ رَسُولَ الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَارَأَى المَطَرَ قَالَ:
( اللَّهُمَّ صَيِّباً نَافِعاً )
رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.
صَيِّباً = مُنّهَمِراً مُتَدَفِقَاً.
Müminlerin annesi Aişe r.a'dan nakledilene göre;
Resulullah s.a.v yağmur yağdığında şöyle dua ederdi ;
( Allahım bize faydalı bir yağmur ver )
Buhari rivayet etmiştir.
عَنْ أُمِّ المؤمنين أُمِّ سَلَمَةَ ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ إِذَا صَلَّى الصُّبْحَ حِينَ يُسَلِّمُ
{ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً. }
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ ابن ماجه.
Müminlerin annesi Ümmü Seleme'den rivayet edildiğine göre Nebi (sav) sabah namazinda selam verdikten sonra şöyle derdi:
{ Allah'ım! Senden, faydalı bir ilim, temiz bir rızık ve Kabul olunan Bir amel isterim. }
Sahih hadistir. İbn-i Mace rivayet etmiştir.
—————
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
[ إنَّما جُعِلَ الإمامُ ليؤتمَّ بهِ ، فإذا كبَّرَ فَكَبِّروا وإذا رَكَعَ فاركعوا وإذا رفعَ فارفعوا ، وإذا قالَ: سمعَ اللهُ لمن حمدَهُ فقولوا: ربَّنا ولَكَ الحمدُ ، وإذا سجدَ فاسجُدوا. ]
رَوَاه البُخَاري.
Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
“İmam kendisine uyulsun diye vardır. O tekbir alınca siz de tekbir alın. Rükûa varınca siz de varın. ‘Allah, kendisine hamd edeni işitir’ deyince siz: ‘Rabbimiz! Hamd sana mahsustur’ deyin. Secde edince siz de secde edin.”
Buhâri rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
[ مَا بَالُ أَقوَامٍ يَرفَعُونَ أَبصَارَهُم إلَى السَّمَاءِ فِي صَلاتِهِم ، فاشْتَدَّ قولُهُ في ذلكَ ، حتى قال: لَيَنتَهُنَّ عَن ذَلِكَ أَو لَتُخطَفَنَّ أَبصَارُهُم. ]
رَوَاه البُخَاري.
Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
"Bazı kişilere ne oluyor da namazlarında gözlerini (göğe) dikiyorlar."
-Bu konuda Peygamberimiz ağır konuştu ve sonra şöyle dedi:
"Ya bundan vaz geçerler ya da gözlerinin feri (gücü) alınır."
Buhâri rivayet etmiştir.
(صوم العاشر من محرم)
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
"وَصِيَامُ يَوْمِ عَاشُورَاءَ أَحْتَسِبُ عَلَى اللهِ أَنْ يُكَفِّرَ السَّنَةَ الَّتِي قَبْلَهُ"
رَوَاهُ مسلم.
(Muharremin 10. gününde oruç tutmak)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Aşure günü tutulan orucun, geçen yılın günahlarına kefâret olmasını Allah'tan umarım."
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
{ لا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ ، قَالَ رَجُلٌ: إِنَّ الرَّجُلَ يُحِبُّ أَنْ يَكُونَ ثَوْبُهُ حَسَنًا ، وَنَعْلُهُ حَسَنَةً ، قَالَ: إِنَّ اللهَ جَمِيلٌ يُحِبُّ الْجَمَالَ ، الْكِبْرُ بَطَرُ الْحَقِّ ، وَغَمْطُ النَّاسِ.}
رواه مسلم.
بَطَرُ الْحَقِّ = رده تجبُّرًا وترفُّعًا.
وَغَمْطُ النَّاسِ = احتقارهم.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
{ Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir, buyurdu. Bir adam: "Kişi elbisesinin güzel olmasını, ayakkabısının güzel olmasını sever." dedi. Bunun üzerine Rasulallah (sav): "Allah güzeldir, güzelliği sever! Kibir ise hakkı inkâr etmek ve insanları küçük görmektir." buyurdu. }
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
( مَا مِنْ يَوْمٍ أَكْثَرَ مِنْ أَنْ يُعْتِقَ اللهُ فِيهِ عَبْدًا مِنَ النَّارِ مِنْ يَوْمِ عَرَفَةَ ، وَإِنَّهُ لَيَدْنُو ، ثُمَّ يُبَاهِي بِهِمُ الْمَلائِكَةَ )
رواه مسلم .
وقال أيضاً:
( خَيْرُ الدُّعَاءِ دُعَاءُ يَوْمِ عَرَفَةَ ، وخَيْرُ مَا قُلْتُ أنَا وَالنَّبيُّونَ مِنْ قَبْـلِي:
لَا إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لا شَرِيْكَ لَهُ ، لَهُ الـمُلْكُ ، ولَهُ الـحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيءٍ قَدِير )
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
Allah hiç bir günde arefe gününde ettiği kadar bir kulunu ateşten (cehennemden) kurtarmaz.
Ve O (mahlukata rahmetiyle) yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder.
Muslim rivayet etmiştir.
Ve yine buyurdu ki:
Duaların en hayırlısı Arefe günündeki duadır, benim ve benden önceki nebilerin söylediğidir en hayırlı söz:
Tek olan ve hiçbir ortağı olmayan Allah'tan başka ilah yoktur. Mülk O'nundur. Ve O herşeye kadîrdir.
Tırmizi rivayet etmiştir
الأسماء ذات الأصول العربية تتصدر قائمة الأكثر انتشاراً في تركيا
تصدّرت أسماء ذات أصول عربية قائمة أكثر الأسماء انتشاراً في تركيا، وذلك وفق أرقام متداولة تُظهر حضوراً واسعاً للأسماء التقليدية المرتبطة بالثقافة الإسلامية والعربية بين الأتراك.
وجاء اسم محمد Mehmet في المرتبة الأولى بين أسماء الذكور، بعدد بلغ 1,271,896 شخصاً، تلاه اسم مصطفى Mustafa بـ 1,057,634، ثم أحمد Ahmet بـ 857,105.
وحلّ اسم علي Ali في المرتبة الرابعة بعدد 736,478 شخصاً، فيما جاء اسم حسين Hüseyin في المرتبة الخامسة بـ 571,822.
أما على صعيد أسماء الإناث، فقد تصدّر اسم فاطمة Fatma القائمة بعدد بلغ 1,152,158، تلاه اسم عائشة Ayşe بـ 906,873، ثم أمينة Emine بـ 776,708.
وجاء اسم خديجة Hatice في المرتبة الرابعة بين أسماء الإناث بـ 709,426، بينما حلّ اسم زينب Zeynep خامساً بعدد 707,953.
متوفر 11 لون من هذا القماش
قفطان صيفي رائع
@Tewasul12bot لتواصل
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
( مَنْ صَلَّى الْعِشَاءَ فِي جَمَاعَةٍ فَكَأَنَّمَا قَامَ نِصْفَ اللَّيْلِ وَمَنْ صَلَّى الصُّبْحَ فِي جَمَاعَةٍ فَكَأَنَّمَا صَلَّى اللَّيْلَ كُلَّهُ. )
رَوَاه مُسْلِم.
Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
[ Kim yatsı namazını cemaatle eda ederse o kimse gecenin yarısını ihya etmiş olur. Kim sabah namazını cemaatle eda ederse o kimse artık gecenin tamamını ibadetle geçirmiş olur. ]
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
{ مَنِ اسْتَيْقَظَ مِنَ اللَّيْلِ , وَأَيْقَظَ امْرَأَتَهُ فَصَلَّيَا رَكْعَتَيْنِ جَمِيعًا ، كُتِبَا لَيْلَتَهُمَا مِنَ الذَّاكِرِينَ اللهَ كَثِيرًا وَالذَّاكِرَاتِ. }
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ أبو داود.
Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:
[ Eğer kişi geceleyin uyanıp hanımını uyandırarak birlikte iki rekat namaz kılarsa Allah her ikisine de Allah’ı çok zikredenlerden yazar. ]
Sahih hadistir. Ebu Davud rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
"صِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ بِعَشَرَةِ أَشْهُرٍ ، وَصِيَامُ سِتَّةِ أَيَّامٍ بِشَهْرَيْنِ ، فَذَلِكَ صِيَامِ السَّنَةِ."
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ayı orucu on aya, (Ramazan'dan sonra tutulan) altı günlük oruç ise, iki aya denktir ki bu bir senelik oruç demektir."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir.
عن أبي أُمامةَ الباهلي رَضِيٓ الله عنه قال: أتَيتُ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فقُلتُ: مُرْني بعملٍ يُدخِلُني الجنَّةَ.
قال:( عليك بالصَّومِ ، فإنَّه لا عِدلَ له. )
حََدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
لا عِدلَ = لا مَثِيل.
Ebû Ümâme el-Bâhilî (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah’a (s.a.v.) geldim ve: ‘Beni cennete götürecek bir amel tavsiye et’ dedim. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Oruç tutmaya devam et; çünkü onun dengi (benzeri) yoktur."
Sahih hadistir, Ahmed B. Hanbel rivayet etmiştir.
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي اللهُ عنهُ قَالَ:
{ أَوْصَانِي خَلِيلِي صَلَّى اللهُ عَليهِ وَ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ بثلاث لا أَدَعُهُنَّ حَتَّى أَمُوتَ: صِيَامِ ثَلاثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ , وَرَكْعَتَيْ الضُّحَى , وَأَنْ أُوتِرَ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ .}
رواه البخاري ومسلم.
✏ علماً بأن الأيام البيض لهذا الشهر تبدأ من الغد إن شاء الله ( الأحد).
Ebu Hureyre'den (ra) rivayet olarak:
{ Dostum (sav) bana ölünceye kadar bırakmayacağım» şu üç şeyi nasihat etti: Her ayın üç günü oruç tutmak, Kuşluk vakti iki rekat namaz kılmak ve Uyumadan önce vitr namazını kılmak. }
Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.
روى أنس بن مالك رضي الله عنه أنَ رَسُول اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ كان يقول عند إشتداد المطر :
{ اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلَا عَلَيْنَا ،
اللَّهُمَّ عَلَى الْآكَامِ وَالظِّرَابِ
وَبُطُونِ الْأَوْدِيَةِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ }
متفق عليه .
حَوَالَيْنَا = قريبًا منا .
ولا علينا = لا على مدينتنا حتى لا نهلك .
الآكام = الجبال الصغيرة .
الظِّراب = التلال الصِّغيرة .
وبطون الأودية = داخل الأودية .
Enes b. Malik, yağmur şiddetini arttırdığında Hz. Peygamber'in (s.a.) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
[Ey Allah’ım! Etrafımıza, üzerimize değil. Ey Allah’ım! Tepelere, dağlara, kelelere, bayırlara, derelere ve ağaçlıklara yağdır]
Muttefekun aleyh'tir (Buhari ve Muslim rivayet etmişlerdir)
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَ آلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
[ مَنْ قال لِصَبِيٍّ: تَعالَ هاكَ ، ثُمَّ لمْ يُعْطِهِ ، فهيَ كَذْبَةٌ. ]
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulallah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[ Kim bir çocuğa, buraya gel sana bir şey vereceğim der de sonra vermezse onun için bir yalan günahı yazılır. ]
Hasen hadistir. İbni Hanbel rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ:
{ إنَّ الرَّجُلَ لَيُحرَمُ الرِّزقَ بالذَّنبِ الَّذي يُصيبُه. }
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ ابن حبان
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
{ Kişi işlediği günahlardan dolayı rızıktan mahrum kalır. }
İbn Hibban rivayet etmiştir